TELEFON:
+90 232 404 69 35
E-MAIL
info@kolorektalcerrah.com

Kolorektal Cerrahi

Kolorektal cerrahi ve proktoloji; kalın bağırsak (kolon), rektum (kalın bağırsağın makat yakın son bölümü) ve makat bölgesi hastalıkları ile ilgilenen Tıp dalına verilen addır.

Günümüzde proktoloji terimi ile; makat hastalıkları ile ilgilenen bölüme, proktoloji uzmanı ise makat hastalıkları üzerine uzmanlaşan Genel Cerrahlar ifade edilmektedir.

Kolorektal Cerrahi ve proktoloji alanında çalışan cerrahlara ise Kolorektal Cerrah veya proktolog adı verilir.

Kolorektal Cerrahi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Bağırsak cerrahisi başlıca bağırsak ve makat bölgesi hastalıkları ile ilgilenir. Kolorektal cerrahinin ilgi alanına giren başlıca bağırsak hastalıkları:

  • Bağırsak Hastalıkları Nelerdir?
  • Kabızlık (Konstipasyon)
  • Meckel Divertikülü
  • Karsinoid Tümörler
  • İshal (Diyare – Diare)
  • Apandisit
  • Aşırı Gaz – Bağırsak Gazı
  • Hirschsprung Hastalığı
  • Bağırsak Tıkanması
  • Crohn Hastalığı
  • Polip
  • Radyasyona Bağlı Proktit
  • Bağırsak Düğümlenmesi
  • Divertiküler Hastalık
  • Stoma (Ostomi)
  • Ülseratif Kolit
  • İrritabl Bağırsak Sendromu
  • Patoloji Raporu (Polip)
  • Patoloji Raporu (Bağırsak)
  • Kolonoskopi
  • Anorektal Testler
  • MR (Manyetik Rezonans)
  • Anoskopi
  • Kapsül Endoskopi
  • PET CT/BT
  • Bilgisayarlı Tomografi (CT/BT)
  • Ultrasonografi
  • Defekografi (Dinamik MR)
  • Su Tutma Testi
  • Kalın Bağırsak Filmi
  • Sanal Kolonoskopi
  • Polipektomi
  • Rektoskopi
  • Sigmoidoskopi

Bağırsak cerrahisi uğraşan Genel Cerrah’lara kolorektal cerrah veya koloproktolog adları verilir.

Makat bölgesi ve rektum hastalıkları ile ilgilenen Genel Cerrahi bölümüne proktoloji adı verilir.

Proktoloji Uzmanı veya proktolog; yoğun olarak makat bölgesi ve rektum hastalıkları ile ilgilenen Genel Cerrahlara verilen addır.

Kolon Kanseri

Kalın bağırsak kanseri, diğer adı ile kolorektal kanser (kolon ve rektum kanseri) ülkemizde önemli bir sağlık sorunudur.

Sağlık Bakanlığı’nın yayınladığı istatistiklere göre, kalın bağırsak kanseri yani kolon ve rektum kanserleri kadında ikinci, erkekte üçüncü sıklıkta rastlanan kanser tipidir. Yine Sağlık Bakanlığı’nın yaptığı başka bir çalışmada ise, hastanelerde yatan hasta listesine göre akciğer ve meme kanserinden sonra kalın bağırsak kanseri üçüncü sıklıkta yer almaktadır.

Hemen hemen tüm kalın bağırsak kanserleri gibi kolon kanserinin de bir polip zemininden başladığı konusunda görüş birliği vardır.

Hemoroid (Basur)

Makat (anüs) bölgesinde bulunan kan damarlarının genişlemesi, şişmesi ve ele gelmesi durumu toplumda sıklıkla hemoroid (basur - mayasıl) hastalığı olarak bilinmektedir...

Hemoroid Tedavisi

Hemoroid hastalığının tedavisi, hastalığın yerine (iç - dış), şiddetine (derecesine), hastanın şikayetlerinin ciddiyetine, günlük yaşam kalitesi üzerine etkilerine ve hastanın genel sağlık durumuna (ileri yaş, ek hastalık, gebelik vs.) göre değişiklik gösterir.

Tedavinin, doktorun önerileri doğrultusunda yapılması gerekmektedir. Bazen tedaviye başlamadan önce ayrıcı tanı için bazı tetkiklerin yapılması gerekebilir.

Çok ileri evrelerdeki ağır hemoroid vakaları dışında ameliyatsız ve ayaktan (hastaneye yatmaksızın) tedavi mümkündür. Tüm hemoroid (basur) hastalarının %10'undan daha azında ameliyat ile tedaviye ihtiyaç olur.

Aşağıda, hastalığın tedavisinde kullanılan yöntemlerden kısaca bahsedilmektedir. Önce genel tedavi prensipleri anlatılacaktır. Ardından iç ve dış hemoroid - basur hastalığının tedavisinden ayrı ayrı bahsedilecektir. ayrıntılı bilgi için bakınız

Polip

Polipler, kalın bağırsağın (Kolon ve rektumun) yüzeyini örten tabakanın (Mukoza) anormal büyümesi sonucu gelişen ve bağırsak kanalı (Lümen) içine doğru büyüyen kabartılardır.

Kalın bağırsağın en sık görülen hastalıklarından biridir. Erişkinlerde %15-20 oranında polip gözlenebilir. 50 yaş üzerinde ise bu oran %40-50’lere ulaşır. Polipler farklı şekillerde oluşabilir.

Bazı polipler, düz (Sapsız veya sesil) bazıları ise bir sap ile bağırsak duvarına bağlıdırlar. (Saplı polip).

Anal Fissür (Makatta Çatlak)

Anal fissür, makat (anüs) kenarındaki deride olan çatlağa (yırtığa) verilen isimdir. Makat (anüs) bölgesini örten deride kaşıntı, kanama ve ağrıya neden olur. Hastaların çoğunda kabızlık yakınması vardır.

Anal fissürlerin önemli bir kısmı ameliyat gerekmeden ilaçla tedavi edilebilir. İlaç tedavisi başarısız olursa hastalar ameliyat edilir.

Rektum Kanseri

Kalın bağırsak kanseri, en sık bağırsağın sol tarafında yani inen kolon ve kalın bağırsağın son bölümü rektum denilen kısmında görülür.

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalındaki son 15 yıllık seride de görüldüğü gibi kanser kalın bağırsağın makata (anüse) yakın olan son kısımlarında yani inen kolon, sigmoid, rektosigmoid ve rektum bölümlerinde daha fazla oluşmaktadır.

Rektum içindeki yerleşim hemen hemen eşit dağılım göstermektedir. Yani yaklaşık %35 üst, %27 orta ve % 38 aşağı rektum bölgesinde kanser gelişir.

Kolonoskopi

Kolonoskop; uzun ve bükülebilir bir aletle kalın bağırsağın içini örten tabakanın tamamının görsel yolla güvenli ve etkili olarak incelenmesidir. Kolonoskopi'de cihazın kalınlığı parmağımızdan daha küçüktür.

Kalın bağırsak hastalıklarının tanısında, biyopsi almada ve poliplerin çıkarılmasında kullanılır. Birçok defa hastaneye yatmaya gerek olmaksızın ve hastaya çok az rahatsızlık hissi verilerek yapılabilir. Kolonoskopi bağırsak hastalıklarının tanısında çok önemli bir yöntemdir.

Kıl dönmesi (Pilonidal Sinüs), kuyruk sokumu bölgesinde cildin altında bir kavite (boşluk, kist, kıl kisti, pilonidal kist) gelişimidir. Oluşan bu boşlukta, kist içinde sıklıkla kıl bulunur.

Bu boşluğun iltihabı sonucu kuyruk sokumu bölgesinde cildin altında kronik infeksiyon meydana gelir. Vücudun birçok bölgesinde kıl dönmesi hastalığı gelişebilir. En sık görüldüğü bölge ise kuyruk sokumu bölgesidir.

Kıl dönmesi belirtileri küçük bir çukurdan büyük ağrılı bir kitleye kadar değişebilir. Berrak, koyu renkli ya da kanlı akıntı olabilir.

Enfeksiyonla beraber kuyruk sokumu bölgesi kırmızı, hassas hale gelebilir ve pürülan akıntı olabilir. Enfeksiyon şiddetli olursa ateş, halsizlik ve bulantıya da yol açabilir.

Kabızlık (Konstipasyon veya Peklik olarakta adlandırılır), bağırsak hareketlerinin normale göre azalması anlamına gelir. Aslında kabızlık bir hastalık değil, birçok duruma bağlı olarak görülebilen bir belirtidir (semptomdur).

Bağırsak fonksiyonu, normal olarak bireyden bireye farklılık gösterir. Bir kişi için günde 3 defa dışkılama normal iken başka birisi için haftada 3 defa dışkılama normal sayılabilir. Tanım olarak kabızlık dışkılama işleminin haftada 2 ya da daha az olmasına denir. Bazı insanlar kabızlığın anlamını dışkılama güçlüğü veya sert dışkı diye kabul ederler. Bu yanlış bir inanıştır.

İki organ veya iki doku yüzeyi arasında normalde olmayan bir bağlantının (kanalın) olmasına fistül denir. Sindirim kanalının son kısmı olan makat kanalı (anüs – anal kanal) ile makatı çevreleyen deri arasında anormal bir bağlantının (kanalın) olmasına ise anal fistül – makat fistülü veya perianal fistül denir.

Hemen her zaman daha önceki bir makat apsesi sonucunda oluşan anal fistül (makat fistülü – perianal fistül), apsenin geliştiği salgı bezi ile apsenin drene olduğu cildi birbirine bağlayan bir geçit, bir kanaldır.

İltihabi bağırsak hastalığı (ibh), sindirim kanalında görülen, sıklıkla uzun süreli devam eden (kronik seyirli) bir hastalıktır. Bu hastalığın seyri sırasında sindirim kanalının iç yüzeyini örten tabakada hastalığın şiddetine bağlı olarak bazı değişiklikler oluşur.

Bu değişikliklerin nedeni iltihabi reaksiyondur (inflamasyondur). Bu iltihabi reaksiyon sıklıkla bağırsak iç yüzeyinde meydana gelir ve bağırsak iç yüzeyini örten tabakada (mukoza) ülser, şişme, yaralanma, kanama ve tahriş ile seyreder.

Ana hatları ile iltihabi bağırsak hastalığının Ülseratif Kolit ve Crohn Hastalığı olmak üzere iki farklı tipi bulunur. Buna ek olarak, iltihabi bağırsak hastalığının tam olarak Ülseratif Kolit veya Crohn Hastalığına benzemeyen, arada kalan, tam belirlenemeyen bir tipi daha vardır.

Crohn hastalığı, sıklıkla ülseratif kolit ile karışır. Fakat bu iki hastalığı birbirinden ayıran iki önemli özellik vardır.

1-Ülseratif kolit hastalığı sadece kalın bağırsakta (kolon ve rektum) görülürken, Crohn hastalığı ağızdan makattan (anüse) kadar her bölgede oluşabilir.

2–Ülseratif kolit hastalığında sadece kalın bağırsağın (kolon ve rektum) içini örten yüzeysel tabaka (mukoza ve submukoza) hasta iken, Crohn hastalığında sadece yüzeysel tabakası değil, bağırsağın tüm katları hastadır.

Hassas bir bölge olması nedeniyle makat (anal bölge) ve çevresindeki şikayetler ciddi sıkıntılar yaratabilir. Hastalar bu sorunlarını pek konuşmak istemedikleri ve utandıkları için sıklıkla doktora geç müracaat ederler.

Toplumumuzda sık gözlenen makat çevresindeki şikayetler tek başına gözlenebildiği gibi başka hastalıklarda buna eşlik edebilir.

Dışkılama sırasında makattan kan gelmesi ihmal edilmemesi gereken önemli bir sağlık sorunudur!